Her yeri gezdikten sonra çantalarımızı yapacağımız odaya geldik. Burası atölye gibiydi. Çantamızı aldık ve malzemeleri toplamaya başladık. İsteyebileceğiniz her şeyi almışlardı. Düğmeler, rengarenk taşlar, kumaşlar, tüller her yer rengarenkti.

Sağdaki çanta Nazlı'nınki onunla konuşurken onunda bir blog'u olduğunu öğrendim, çokta başarılı genelde makyaj, kozmetik üzerine yazıyor. Fotoğrafıda onun blog'undan aldım. Fotoğrafın üzerindeki adresten girip onunda yaptığı güzel şeyleri görebilirsiniz.
Çantalarımızı bitirdikten sonra fotoğrafımızı çeken kişinin bizim fotoğraflarımızı getirmesini beklediyorduk. O arada dikkatimizi orada bulunan standlar çekti. Bant, kolye,yüzük, toka tasarlayan kişiler burada ürünlerini satışa sunuyordu. Çok beğendim çünkü çok yaratıcı, değişik şeyler yapmışlardı. Bir şey almadan ayrıldık oradan ve sineme odasına girdik. Ama hiç film izleyecek modumda değildim hava öyle güzeldi ki hemen çıktık. Ne yapsak diye düşünürken Midpoint'e gidelim dedik. Daha önce Taksim'deki yerine gitmiştim ama ilk defa boğaza bakan manzarasını gördüm. Terası açmışlardı ve manzara mükemmeldi. Oturduk, uzun uzun sohbet ettik. Sonra Midpoint'in hemen yanında bulunan Beyoğlu İş Merkezine girdik. Orası favori yerim. İstediğiniz her şeyi bulabiliyorsunuz, ister şık, ister spor, ister günlük ne ararsanız var. Bizde H&M bir elbise aldık. Ben siyah beyaz, Nazlı mavi siyah olanını aldı. Çok güzel bir elbise ve sadece 10 tl verdik:)
Ama artık bir an önce oradan çıkmamız lazımdı. Akşam Bilgi Üniversitesi'nde Mayfest'e gitmeye karar vermiştik. 19.00'daki servisi neyseki kaçırmadık ve bindik. Gittiğimizde orada bizi arkadaşım Lara, Belin,Damla,Yonca bekliyordu. İçeri girdiğimizde Yüksek Sadakat sahnedeydi. Dinlediğim bir grup değil ama sesleri gerçekten çok güzeldi. Ama ben 4 gözle Kenan'ın çıkmasını bekliyordum.
Yüksek Sadakat'ten sonra Nil sahneye çıktı. Daha öncede onu Koç Üniversitesi'nin festivalinde görmüştüm ama bu sefer farklıydı. Çok daha kadınsı, sexy ve güzel giyinmişti. Madonna'nın klibinde giyindiği kıyafete çok benziyordu. Dikkatimi çeken başka şeyde fiziği çok güzeldi. Kısaca aramızda taş gibi olmuş falan diye konuştuk. Sanırım Pilates yapıyor. Bende bir an önce başlayacağım:)
Çok farklı bir sahne show'u vardı. Her nekadar kendisi konuşmasada, sarkıları zaten konuşuyordu. Kıyafetini değiştirmeye gitti ve geldiğinde üzerinde bir pelerin vardı. Beyaz, perdeye benzeyen çok değişik bir tasarımdı. Kollarını havaya kaldırdığında da slayt showla yüzüne farklı görüntüler yansıtıyorlardı. Büyük İhtimalle bu konserini klip haline getirecek diye düşündük, çok farklıydı çünkü.
Nil ayrıldıktan sonra beklemeye başladık. Çok kalabalıktı ve gittikce daha da sıkışmaya başladık. Beklenen an geldi ve Kenan Doğulu sahneye çıktı. Her zamanki gibi çok enerjikti ve şarkısı bittikten sonra onun için bir ritüel olan 'Alkışlayanların sevgilileri onları çok sevsin,Alkışlamayanlar evde kalsınn, Alkışlayanlar derslerinin hepsinden geçsinnn inşallah 'diye bağırdı. Tabi orada herkes kendini kaybetti alkışlamaktan:) Dansçılarıda gelir diye düşünmüştüm ama hayallarim suya düştü ve gelmediler. O kadar başarılı dansçıları varki, izlerken hayran aklıyorsunuz tekrar tekrar izlemek istiyorsunuz. Her şey çok güzeldi ama biz doğal olarak çok yorulmuştuk. O gün hiç yerimizde durmadık. Nil'de, Kenan'da durmadan dans ettik. Daha sonra insanların böyle sevdiği, kafa dengi arkadaşlarının olması ne kadar güzel bir şey diye düşündüm. Birbirimiz çok güzel anlıyorduk, duygusal şarkılarda morali bozulan arkadaşlarımızı teselli ediyorduk. Eve geldikten sonra başımı yastığa koydum ve bugünü hiç unutmayacağımı özlemle hatırlayacağımı ve hayatta insanın hayatında en önemli varlığın önce ailesi sonra arkadaşları olduğunu bir kez daha anladım. Sonrada kulağımda müzik sesleri,huzurla uykuya daldım....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder